6 Haziran 2017 Salı

BEBEKLE BAĞ KURMA





Anne ve bebeğin  bağlanma süreci; gebelik döneminde başlayan, doğum ve doğum sonrası dönemde gelişmeye devam eden eşsiz  bir ilişkidir.Bağlanma bebeğin  fiziksel, psikolojik ve entelektüel gelişimini derin bir şekilde etkiler. 


Hamilelik döneminde  bağlanma, anne ve bebeği arasında gelişen ve zaman içinde süreklilik gösteren eşsiz bir sevgi ilişkisidir, sevgiyle bağlanma maternal rol adaptasyonunun önemli bir elementidir demiştir Mary E. Muller ( 1994). 1996 yılında ise maternal bağlanmayı gebelikte başlayan, postpartum dönemde devam eden ve annelik rolü yeteneğinin gelişimini sağlayan bir süreç şeklinde açıklamıştır Muller.


Hamilelik döneminde 26. haftada anne karnındaki bebeğin algılama, tepki gösterebilme ve işittiği bilgileri yakalama yetenekleri gelişmeye başlar. Bu durumda, doğum öncesi dönemde, annenin bedeninde meydana gelen değişiklikleri benimsemesi, olumlu duygularını henüz doğmamış olan bebeğine aktarabilmesi bağlanmanın ilk temellerini oluşturmaktadır. 


Hamilelik döneminde annenin karnına dokunması yoluyla bebeğin tensel olarak hissedilmesi ve bebeğin kabulü bağlanma ilişkisi  için oldukça önemlidir. Bunun dışında meditasyon ve nefes çalışmalarına bebeğide dahil etmek, ilk günden itibaren günlük tutmak anne ve bebeğin arasındaki bağın güçlenmesine yardımcı olur.


Bağlanma doğumdan önce başlamakta ise de, anne-bebek ilişkisinin gelişimi için en hassas dönemler doğum ve doğumdan sonraki ilk günlerdir. Bu dönem bağlanmanın en yoğun yaşandığı dönem olması nedeniyle olumlu anne-bebek ilişkisinin başlatılması için de önemlidir. Özellikle Doğumdan hemen sonra "ten tene temas" bağlanma sürecini güçlendirir. 


Yaşamın ilk yılında, özellikle ilk günlerinde annenin bebeğine vereceği güven ve sevgi anne bebek ilişkisinin, bebeğin duygusal gelişiminin ve sosyal uyumunun sağlıklı olmasında önemli rol oynar. Yaşamın ilk yılı bebeğin psikolojisi ve sonrasındaki ruhsal gelişimi açısından önemlidir. 


Kanıta dayalı çalışmalara göre doğum sonu erken dönemde anne ile yenidoğan bebeği arasındaki iletişimi başlatmak için annenin bebeği ile en erken sürede ve olabildiğince birlikte vakit geçirmelerinin sağlanması gerektiği belirtilmektedir. 


Annenin doğumdan sonraki ilk saatlerde kanguru bakımı olarak da isimlendirilen ten-tene temas yapması ve  mümkün olduğunca erken emzirmesi anne ile bebeğin aynı odayı paylaşması, annenin bebeği ile göz- göze temas kurması bağlanma sürecini hızlandıran olumlu davranışlardır. 



Ebe Arzu Çulha
Active Birth ve Doğuma Hazırlık Eğitmeni
Emzirme Danışmanı
Hamile Yogası Uygulayıcısı
Doğana Doğumda Kadın Hakları Derneği Başkanı 


Kaynak: Doğum sonrası dönemde sosyal desteğin anne Bebek bağlılığına etkisi/ Hacer ALAN 




6 Mayıs 2017 Cumartesi

KANGURU BAKIMI & TEN TENE TEMAS



Kanguruların gebelikleri 20- 40 gün kadar sürer. Yeni doğmuş bir kanguru yavrusu bir fasulye tanesi büyüklüğündedir. Tam gelişimini tamamlamadan doğan kanguru yavruları, kendi kendine annesinin kesenin içine tırmanır ve 2-3 ay boyunca bir memeye asılı olarak hayatlarına devam ederler. Kanguruların sütüde bebekleri büyüdükçe onların ihtiyacına göre değişir. Yavrular yaklaşık 6 ay sonra keseden dışarı çıkarlar. 1 yaşına kadar annesütü ile beslenirler. Bir kangurunun doğumdan sonra 6 ay boyunca büyüme ve gelişimi için en uygun yer annesinin kesesidir.

Buradan yola çıkılarak "kanguru bakımı" dediğimiz "ten tene temas" erken doğan bebekler için Unicef'in desteği ile 1979 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Maddi imkansızlıklardan dolayı erken doğan bebeklerin bakımını sağlayabilmek için anne ve babaları ile ten tene temasları sağlanarak bebeklerin iyileşme süreçleri desteklenmiştir. 1990'lardan sonrada gelişmiş ülkelerde de zamanında doğan bebekler içinde uygulanmaya başlanmıştır.

Ten tene temas; doğumdan hemen sonra veya kısa süre sonra yenidoğan bebeğin başı annenin göğsüne denk gelecek şekilde çıplak olarak annenin karnının üzerine yerleştirilerek, kuru ve sıcak tutmak içinde ılık ve tercihen koyu renk bir havlu ile bebeğin sırtı ve başı örtülerek yapılır. Bebeğin ilk emzirilmesi bitene kadar kesintisiz olarak devam ettirilir.

Yenidoğan yoğunbakım ünitesinde çalıştığım dönemde, erken doğan bebekler için uyguladığımız bu yöntem ile yoğunbakımda bulunan bebeklerin iyileşme sürecine etkisini birebir görme şansım olmuştu.Ten tene temas anne bebek bağlanmasını ve bebeğin dış ortama uyum sağlamasını kolaylaştıran bir yöntem olmasının dışınında anne ve bebek üzerinde birçok faydası olduğu kanıtlanmıştır.

Kanıta dayalı çalışmalara göre Tene tene temasın (Kanguru bakımı) faydaları ;

• Anne ve bebeğin bağlanmasını hızlandırır ve güçlendirir.
• Bebeğin büyüme hızını etkiler.
• Başarılı  emzirme sürecine katkı sağlar .
• Bebeklerin kalp hızı , solunum hızı ve vücut sıcaklığının stabil olmasını sağlar.
• Annenin yeterlilik duyguları artar ve annelik rolüne erken uyum sağlar.
• Anneler daha az doğum sonrası depresyon yaşarlar.
• Anne karnında alışık olduğu ortamdan farklı bir ortama doğan bebek kendini daha güvende hisseder. Böylece bebekler daha az strese maruz kalırlar.
• Daha az ağlarlar, daha çabuk uykuya geçerler, vücut ısılarını korurlar.
• Daha sakin olurlar ağlama ve huzursuzluk süreleri kısalır.
• Salgıladıkları endorfin sayesinde ağrı ile daha iyi başederler.
• Annenin sesi, onun mırıldanmaları bebeğin nörolojik ve zihinsel gelişiminin tetikleyicisidir.
• Büyüme ve gelişme hızında olumlu etki sağlar.
• Yenidoğan bebeklerde kan şekerinin düşmesini önleyebilir.

Aynı zamanda, 2018 yenidoğanı içeren 60 çalışmada ten tene teması ilk 24 saate başlatılan  ve 24 saatten sonra başlatılan iki grup karşılaştırmış. İlk 24 saatte ten tene temas  başlatılan grupta anne ve bebeğin ilişkisinin daha iyi olduğu gözlenmiştir. 

Tüm bu çalışmaların sonucunda Dünya Sağlık Örgütü 2003 yılından itibaren doğum şekli, kilosu, doğum haftası ve genel durumu nasıl olursa olsun tüm yenidoğan bebekler için doğumdan sonra en kısa sürede ten tene temas bakımını önermektedir.  Annenin ten tene temas yapamadığı durumlarda (genel anestezi ile sezaryen, vajinal doğum sonrası annenin bakımı..)  baba ten tene temas yapmak için teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. 

Sevgili anne ve babalar doğum şekliniz nasıl olursa olsundoğumdan hemen sonra ten tene temas bebeğinizin ilk ihtiyacıdır. Bebeğinizin temel ihtiyaçları olan huzur, sessizlik, güven ve sıcaklığı sevgi dolu kucağınıza alarak karşılayabilirsiniz. Bunu talep etmek en doğal hakkınızdır.


Sevgiler,

Ebe Arzu Çulha
Active Birth ve Doğuma Hazırlık Eğitmeni
Emzirme Danışmanı
Hamile Yogası Uygulayıcısı
Doğana Doğumda Kadın Hakları Derneği Başkanı 






















Kaynaklar
1-Chwo MJ, Anderson GC, Good M, Dowling DA, Shiau SH, Chu DM. A randomized controlled trial of early kangaroo care for preterm infants: effects on temperature, weight, behavior, and acuity. J Nurs Res. 2007
2-Moore ER, Anderson GC, Bergman N, Early skin-to-skin contact for mothers and their healthy newborn infants. Cochrane Database Syst Rev. 2012 May
3- Conde-Agudelo A, Belizán JM, Diaz-Rossello J. (2011) Kangaroo mother care to reduce morbidity and mortality in low birthweight infants (review). Cochrane Database of Systematic Reviews

4 Aralık 2016 Pazar

SÜT BİRİKMESİ VE LAHANA






Lahana yaprağı kompresi yara, eziklerde, varis tedavisinde, iltihaplı cilt enfeksiyonlarında kullanılan çok eski bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yöntemi İngiltere'de uzun yıllardır kullanılmaktadır.

Annelere emzirme döneminde memede oluşan sertlikler için Lahana yaprağı kompresi öneriliyor. Peki nasıl yapılması gerektiği,  neden uygulandığına  dair ne kadar bilgi sahibisiniz. Yazının devamında konu ile ilgili bilgiler yer almakta.

Merle Less yaptığı araştırmaya göre, Lahana yapraklarının etkisini şu şekilde açıklamıştır; Lahana yaprağı hardal yağı, magnezyum oksalat ve kükürt heterozoitleri içerir. Kükürt ihtiva eden metionin antibiyotik ve uyarıcı bir madde olarak işlev görür . Böylece süt biriken bölgede dolaşımın artıp, sütün serbest kalarak kolayca akmasını sağlar.

Kullanımı : Taze, çiğ ve sağlıklı lahana yapraklarını memenize koyacağınız ölçülerde hazırlayın. Emzirdikten veya pompa ile çektikten sonra memenizde sertlik olan bölgelere yaprakları yerleştiriniz. 15-20 dk beklettikten sonra çıkartabilirsiniz. Bir sonraki emzirmeden sonra yeni yapraklar alarak tekrar uygulayınız. 

1993 yılında 120 emziren kadınla yapılan kanıta dayalı çalışmaya göre, 6 hafta düzenli lahana yaprakları ile bakım yapan anne grubunda,  kontrol grubuna göre; emzirmeye devam ediş, ortalama emzirme süresinin daha uzun olduğu gözlenmiş.

Aynı zamanda Robert, Retier ve Schuster 1995 yılında yaptıkları çalışmaya göre ise soğutulmuş ve oda sıcaklığında kullanılan yaprakların etkilerinin aynı olduğuna karar vermişler. 

Lahana yaprakları yan etki olmadan memenin rahatlamasına yardımcı olur. Fakat memede rahatlamayan sertlikler, ağrı ve gerginlik var ise öncesinde ılık kompres, masaj, memeyi boşaltmak ve soğuk uygulama arkasından lahana kompresi yapmak daha yardımcı olacaktır. 

Kaynaklar : 

* Renfrew, MJ. and Lang, S. Full text available from the Cochrane Database. Study reviewed is Nikodem, Danzinger et al. (1993) Do cabbage leaves prevent breast engorgement? 

* Roberts KL, Reiter M, Schuster D. (1995) A comparison of chilled and room temperature cabbage leaves in treating breast engorgement.
* Lees, M. Cabbage Leaves for Engorgement, online at http://www.gentlebirth.org/archives/bestfeed.html#Engorgement

* Roberts, Kathryn: A comparison of chilled cabbage leaves and chilled gelpacks in reducing breast engorgement. Journal of Human Lactation 11(1), 1995; 17-20 

Ebe Arzu Çulha 
Doğana Doğumda Kadın Hakları Derneği Başkanı 
Doğuma Hazırlık ve Aktif Doğum Eğitmeni 
Emzirme Danışmanı 
Hamile Yogası Eğitmeni 



18 Kasım 2016 Cuma

AYÇA'NIN POZİTİF DOĞUM HİKAYESİ





 Sadece 1 hafta önce tanışmıştık onunla.Doktorumun tavsiyesi ve ısrarı üzerine doğum sırasında yanımda bir destekçi olmasına karar vermiştik.Bu kişi Ebe/ Doula olmalıydı.Uzun zamandır zaten kendisini takip ediyordum.Üstelik de çok şanslıydım ki kendisi arkadaşımın arkadaşıydı.Hemen telefon açıp görüşmek istediğimi söyledim.Çünkü doğum her an gerçekleşebilirdi.İlk tanıştığımız andan itibaren bize hissettirdiği sıcaklığı, yıllara sığdırdığı tecrübesi ve işini severek yaptığı her halinden belliydi.Bize eğitime katılmamız gerektiğini söylemişti.İlk başta bu fikir biraz gereksiz gelmişti.Çünkü bana göre ben herşeyi biliyordum.İşine olan saygısı o kadar belliydi ki eğitim almazsak çalışamayacağımızı söyledi.Biz de mecburen kabul ettik 🙈 Koskoca bir günü birlikte geçirdik.Hem birbirimizi tanıdık hem de doğumun tüm detaylarını konuştuk.Gün bittiğinde sanki birbirimizi yıllardır tanıyorduk ve artık ben, eşim ve ebemizden oluşan güçlü bir takımdık...28 Temmuz gecesi 00.30 da eve geldik.Tam yatıcaktım ki karnımda bir ağrı ve kasılmalar hissettim.Daha önce anlattığı belirtilere benziyordu.Mesaj attım " Karnım ağrıyor, kasılmalarım var ama ben yatıyorum 😜 " Hemen aradı...Ben hemen geliyorum dedi.Gerek yok dememe kalmadan kapımızdaydı.Muayene ettiğinde 6 cm açıklığım olduğunu gördük.Hepimiz şaşkındık çünkü hiçbir şey hissetmiyordum.Oturduk hep birlikte kahve içtik, sohbet ettik.Aradan birkaç saat geçince sakin ve bilinçli bir şekilde hastaneye geçmeye karar verdik.Hastaneye gittik.Mumlarımızı yaktık, lavanta kokumuzu hazırladık, ışıkları ve saati kapattık. Derin gevşeme egzersizleri ve nefes teknikleri ile günün aydınlandığını bile anlamamıştık.Odanın içinde üç kişiydik ama üçümüz tek bir kişi olmayı başarabilmiştik.Onun rahatlığı hem bana hem eşime hem de kucağımıza almak için sabırsızlandığımız oğlumuza öylesine yansımıştı ki tekrar muayene ettiğinde neredeyse tam açıklık ile doktorumuzun gelmesini bekliyorduk.Herşey oldukça yolundaydı.Tek bir şeyin farkında değildik ki oğluşumuz elini başının yanına koyarak Superman gibi gelmeyi kafaya koymuştu.Haliyle beklediğimizden çok zor bir doğum oldu.1 saatte atlatmamız gereken süreci yaklaşık 4-5 saatte katettik.Her kasılmayı birlikte karşıladık, her adımımızı birlikte attık, her kararı birlikte verdik...Ben ne kadar çaba sarfettiysem o da en az benim kadar çaba sarfetti.En ufacık bir olumsuzluğu bile bize hissettirmedi.Her cümlemin başı "Arzu" diye başladı.Bizi ve oğlumuzu bizden çok düşündü...Gerektiğinde elimi tuttu gerektiğinde yerde diz çöküp saatlerce bekledi.Ve artık mutlu sona yaklaşmıştık.Her an bana ne yapmam gerektiğini ve bir adım sonra ne olacağını söylüyordu.Zor ama karşılanabilir geçen saatlerin ardından sonunda oğlumu kucağıma almıştım.Hepimizin gözleri doldu...O anı hep birlikte yaşamanın ve başarmış olmanın gözyaşlarıydı bunlar.Ben ve eşim ona ne kadar teşekkür etsek az...Hayatımızın en güzel ve hiç unutulmayacak anlarını bize öyle güzel yaşattı ki...Artık o, oğlumuzun hem ebesi hem de teyzesi...Iyi ki onu tanımışız...Iyi ki onunla bu yola çıkmışız...Sana sonsuz teşekkür ederiz 🙏🏼🙏🏼🙏🏼

3 Kasım 2016 Perşembe

KORKUSUZ DOĞUM






 Dr. Grantly Dick-Read Korkusuz doğum kitabında doğumda rahmin çalışmasının fizyolojik bir olay olduğundan ve doğal olarak görevini yerine getiren bir organın aslında ağrımaması gerektiğinden bahseder. 

Doğumda aslında ne oluyorda ağrı oluyor ? Biliyor musunuz ? 

Yine kitabında Dick - Read doğumda ağrının oluşmasında neden olan durumun "korku" olduğuna dikkat çekiyor. 

Doğumda korku olduğunda sempatik sinir sistemi devreye girer ve  bu da Adrenalin hormonunun salgılanmasına neden olur. Adrenalin hormonunun diğer adı kaç ve dövüş hormonudur. Adından da anlaşıldığı gibi iç organlardan çekilen kan kol ve bacaklara gider.  Bu durumda da  rahimde kan dolaşımı bozulur   ve buna bağlı olarak oksijenlenmede azalır.  Yeterli kan dolaşımı olmayan ve gevşemeyen rahim  elastikiyetini kaybederek  ve rahimde gergin ve ağrılı kasılmalar ortaya çıkmasına neden olur. 

Bu da Korku 😐 Gergin kasılma  😬 Ağrı  😡 oluşturur. Bu süreçte eğer doğru bilgi ve destek verilmez ise bu durum kısır döngü haline gelir bir çığ gibi büyüyerek artar. 

Tüm hamilelikte bebeği tutan rahmin yuvarlak kaslarının açılabilmesi için gevşemeye bırakmaya ihtiyacı varken işin içine korku girdiği anda bu  kaslar bebeği tutmaya devam eder. Giderek yükselen korku, gergin kasılmalar  ve ağrı rahim ağzının yumuşamasını ve açılmasına engel olur. Aynı zamanda gergin ve ağrılı kasılmalar ,  rahme ve bebeğe yeterli oksijen gitmesini engeller sonunda anneyi rahatlatmak ve bebeğin çıkışını hızlandırmak için müdahaleler artar. 

Doğumda Sempatik sinir sisteminin uyarmamak neler yapabiliriz; 
Bilgi korkunun panzehiridir doğru kişilerden doğuma hazırlık eğitimi alın, gevşeme,  nefes ve ağrı ile baş etme yöntemlerini hamilelik döneminde öğrenmek ve doğuma kadar uygulamak bilginin beden kayıtlarınıza geçmesini sağlar. 

Bütün bunları yerine getirdikten sonra korkusuz bir doğumda doğumun doğal hormonları en yüksek seviyede salgılanır ( oksitosin, endorfin, ) doğum süresi kısalır ve rahimde yeterli kan akışı ve oksijenlenme olduğu için anneler sadece kasılmadan bahsederler, bebeğe bolca oksijen gider ve müdahaleler azalır ve en önemlisi anne tüm sürecin farkındadır ve bebeğini büyük bir çoşkuyla karşılar. 


Çoşkulu doğumlarınız olsun, sevgiler. 

Arzu Çulha 
Ebe/ Doula 
Doğuma Hazırlık Eğitmeni 
Emzirme Danışmanı 


1 Eylül 2016 Perşembe

DOĞUMA HAZIRLIK KURSU



Hamilelik dönemi, anne adayının duygusal ve fiziksel değişiklikler yaşadığı bir yolculuktur. Ortalama 40 hafta süren bu yolculukta bir bebek büyür, bir kadın anneliğe hazırlanırken bir erkekte babalığa doğru heyecanla yol alır. Doğum gerçekleştiğinde hayatımızda büyük bir değişim gerçekleşir. Bir bebek dünyaya geldiğinde aynı zamanda aile bir aile olarak tekrar doğar. 
Doğuma hazırlık eğitimlerine katılarak, edindiğiniz bilgilerle anne ve baba olarak kendinize daha çok güvenir doğum sürecinde karşılaşacağınız durumlarla karar alma konusunda yetkinlik kazanmış olursunuz. 

Doğuma Hazırlık Eğitiminde Neler Anlatılır? 


·  Beden farkındalığı (doğumun fizyolojisi)
·  Doğal doğum ve hormonlar.
·  Doğumun habercileri,
·  Doğumun aşamaları,
·  Ne zaman hastaneye gitmeli.
·  Kendiniz için en iyi doğum ortamı nasıl olmalı.
·  Nefes, gevşeme ve imgeleme Tekniklerinin, Hamilelik ve Doğumda Faydaları neler.
·  Doğumda Kullanılan Aktif pozisyonlar.
·  Ikınma Teknikleri, 
·  Rahatlatıcı masaj teknikleri,
·  İlaç dışı rahatlatıcı yöntemler,
·  Doğumda anneye neden destek olunmalı,
·  Doğumda uygulanan rutin müdahaleler nelerdir?
·  Doğum tercihleriniz neler.
·  Doğumdan sonra bebeğinizi neler bekler ve ten tene temas nedir?
·  Bebekle bağ kurmak.
·  Sezeryan Ameliyatının nedenleri ve anne bebek dostu sezeryan nedir?
. Emzirmeye hazırlık.

Bu eğitime katılmak isterseniz 

arzu@ebearzuculha.com adresine mail gönderebilir veya telefonla ulaşabilirsiniz. 


Arzu Çulha 
Doğuma Hazırlık ve Aktif Doğum Eğitmeni 
Emzirme Danışmanı 
Hamile yogası 
Doğana Doğumda Kadın Hakları Derneği Başkanı

11 Ağustos 2016 Perşembe

SUDE'NİN POZİTİF DOĞUM HİKAYESİ



Bebeğimin Doğumu için 14 Haziran sabahı hazırdım ve bir gece öncesi gözyaşları içinde oğlumun odasında Sabaha kadar hep dua ettim. Neden mi çünkü normal doğum istiyordum ve doktorum 39.haftada bebeğimin iri olduğunu 3.980 kg olduğunu , kafasının 2 cm daha büyürse çok zor olacağını emin olup olmadığımı sordu. Ardındanda biraz daha büyürse istediğin gibi olmayabilir herşey diye ekledi. 30 Haziran'a kadar bekleyemeye karar vererek hastaneden ayrıldık.

Hastaneden çıktığımda çok demorilize olmuştum bebeğim çok sağlıklıydı ama normal doğum riskli olabilirdi . Bebeğimin doğumuna hamileliğimin en başından itibaren hazırlanmıştım. Düzenli yürüdüm, sağlıklı beslendim ve @ebearzuculha nın verdiği doğuma hazırlık eğitimine katılmıştım. Doğum sürecinde de Eşim ve Arzu yanımda olacağından kendimi rahat ve güvende hissediyordum. 

O gün evde tüm gün doğumu kolaylaştırıcı egzersizler yaparken bir taraftanda hadi oğlum bana yardım et seni çok seviyorum kavuşalım diyordum,o gece sabahladım . Sürekli oğlumla konuştum,derin gevşeme egzersizleri yaptım.  Kavuşmayı öyle çok istiyordum ki odasından ayrılamadım. Herşeyin hazır, burası senin odan ve burda sana masallar anlatacak baban diye onu beklediğimize ve hazır olduğumuza dair aklıma gelenleri söyledim. Babasının desteği sayesinde harika bir hamilelik geçirdiğimizi anlattım. Sevgi ve güven dolu bir ortama doğacağını ona söyledim.

Sahilde uzun yürüyüşler yaparken de ona  anlattığım herşeyi  "Sen babana benzeyeceksin onun gibi merhametli, çalışkan ve adın gibi dürüst temiz olacaksın biliyorum ve benim 2 kahramanım olacak sevgimiz bizi hep koruyacak" diye o gece tekrar ettim.

Dualar ettiğim ve Mübarek  Ramazan ayının rahmetinden faydalandığım en kutsal gecenin sabahında saat 07:00 de suyum gelmişti. Tüm gece yaptığım konuşmalar mı ? Yoksa kendi tercihi mi ? Bilmiyorum ama oğlumuzda gelmeye karar verdi.


Doktorumu aradığımda hastaneye gelmemi belirtti Nst sonuçları ve yapılan muayne sonrası bugün Sudecim doğumun gerçekleşecek hazır mısın? Cümlesi hayatımda duyduğum en güzel soruydu. Evet tüm kalbimle ve bedenimle oğlumu karşılamaya hazırdım. Hatta 
hastaneye giderken en sevdiğim kıyafetlerimi giymiş, saçlarımı taramış ve en sevdiğim kokuyu sürmüştüm oğlumu karşılamak için.  Hiç birşeyi bu kadar çok istememiştim eşimle evlenmek dışında hayatımda ki en güzel hazırlık oğlumdu. 1 sene önceden ruhen bedenen zihnen kendimi hazırlamıştım.


 Eylül ayından beri bu anı bekliyordum, Nst ve doktor muayenesinden sonra hastane kıyafetini hemen giymedim açıklığım 1 cm di daha doğumun çok başındaydık. Sonra Arzu yu arayıp haberdar ettim. Gelmesi  için henüz erkendi doğumun aktif aşamasına gelince esas ona daha çok ihtiyacım olacaktı. Bebeğimin ebesi, benim güzel arkadaşımdı ve güvenilir ellerdeydi oğlum, hem doktoru hem ebesi , ben ve babası onun sağlıklı dünyaya gelmesi için günü akışına bırakmaya karar verdik. Pilates topu üzerinde arada da  ayakta kalıp yürüyordum. Sevdiklerimize haber vermiştik onların iyi dilekleri iyi gelmişti.Ara ara Nst ye bağlayıp hem oğlumun kalp atımlarını  hem sancılarımı kontrol ediyorlardı. Eşime bana saçma şeyler anlat kafam dağılıyor diyordum sohbet, yürüyüşler, hazırlıklar derken saat  16:30 olmuştu Arzu geldi. ben gayet sakin daha birşey yok bekliyoruz bebeğime bu gece kavusucam biliyorum dediğimde Arzunun güven veren sesi çok güzel bir doğum olacak demesiyle sürecim başladı. Aldığı tüm eğitimlerin hakkını vererek bana yaptırdığı egzersizler ,yaptığı masajlar, rahatlama ve derin nefes egzersizleriyle saat 19:00 sonrası sancılarımın sıklığı değişmeye başladı. Daha çok hareket etmeye başladım  açıklığım 6 cm olmuştu ve saat 21:00 den sonra ben artık daha çok dualar etmeye başlamıştım sancılarım sıklaştıkça hadi oğlum gel oğlum diyordum ve artık sancılarım bağırmadan çok çığlıklara dönüşmüştü. Saat 23:00 a kadar olan nefes nefese oluşlarımda en son bana epidural takın,dayanamıyorum sezaryen olmak istiyorum dediğimi hazırlıyorum. Arzu ve Gülçin hemşire doğumumun yaklaştığını doğuruyorsun artık dediğini ve eşimin şaşkınlığını hatırlıyorum. Asansöre bindiğimde bebeğimin kafasını hissediyordum bacaklarımda keskin bir acının yanında kalbimde kocaman bir gülümseme vardı sanki yüreğimdeki daralma geçmişti. Doğumhaneye geldiğimde bana nasıl ıkınacağımı  hatırlattılar. Ama o anki durumda nasıl ıkınacağımı bilemedim şaşkınlık ve heyecan vardı.Ikınmak yerine ben bağırıyordum. Serap Hocanın bana hadi kızım 4 ıkınmada çıkarıcam bu bebeği demesiyle  bendeki sevinci anlatamam nasıl ıkındığımı ve doğumum 15 dakikada gerçekleştiğine ben bile inanamıyordum. 


Oğlumun nasıl bedenimden ayrılıp kollarıma geldiği cennet kokusu haliyle gözyaşlarıyla ona nasıl kavuştuğumu nasıl huzur olduğumu bilemezsiniz. Oğlumu öpüp koklarken aklımda eşim onu  düşündüm ona bir mektup yazmıştım, bana  birşey olursa oğlumuz sana emanet ona benden de iyi bakacaksın biliyorum demiştim. Bebeğimi doğar doğmaz kucağıma verdikleri anda eşimde yanımdaydı.  Öyle mucizevi bir gündü ki oğlumla ben yeniden doğmuştum başka bir ben olmuştum🙏🏻
Eşimin tüm süreçte yanımda olması, Arzu'nun desteği, doktorum Serap hanımın güven veren yaklaşımı ile  Onlardan aldığım destek kendime inanmamı ve gücümü fark etmemi sağladı. Herşey için binlerce teşekkür ederim. Arel ve eşim bir yana dünya bir yana benim için. En büyük dileğim Tüm annelerin sağlıkla bebeğine kavuşmaları, rabbim isteyen herkese versin dualarımdasınız. Herkese sevgiler 💕

Arel'in Annesi Ahmet'in sevgilisi 
Sude ...